30 Mart 2021 Salı

Mehmet Akif Ersoy

 

SEZAİ KARAKOÇ‘TA MEHMET AKİF

Mehmet Akif doğum ve ölüm arasına sıkıştırılamayacak bir değeridir bu toprakların. Nitekim beşerdir ve ölüm denilen bir başka başlangıca adım atmıştır. Ölüm için başlangıç diyorum çünkü ölülerin arkasından okuduğumuz Fatiha da başlangıç suresidir. Yeni bir başlangıç ama eski hayatına nokta değil virgül koymuştur. Virgülden sonrasını geride bıraktığı davası, şiirleri, fikirleri devam ettirecektir. Asıl doğumu eserlerinin dile getirdikleridir. Çünkü onun hayatı boyunca yaşadıkları doğum sancısıydı. İşte her dönemde, her okuyuşumuzda tekrar tekrar doğuyor şiirlerinin her bir bölümü. Bizi tarihin derinliklerini yaşattırıyor.

 İlk bölümünde günlük hayatın tablolarını görüyoruz ancak tek bir kişinin günlük hayatı değil realist bakış açısıyla bize o dönemin günlük hayatını yaşattırıyor. O dönemin insanıyla hemhal oluyoruz. E yabancı değil ya bizlerinde dedeleri, nineleri... Akif sayesinde ecdadımızın samimiyetiyle kucaklaşıyoruz.

İkinci bölümde o canımızı kor ateşlerle yakan, şiirleri her okuyuşumuzda cephede olmayı arzulatan savaş yıllarındaki destanlara şahit oluyoruz. Akif ‘in şiirleri artık sadece bir şiir değil, destan haline geliveriyor.  Bazen, okuduğumuzda gözyaşlarına boğulmamıza, bazense cephanemizi kuşanıp topraklarımız için heyecanla bin bir işlere cesaret edip atılmamıza vesile oluyor. Her dönemin bir “Asım Nesli” ortaya çıkıveriyor. Bu bazen  Çanakkale ‘de süngüsüyle savaşan 57. Alayda gösteriyor kendisini, bazense Sezai Karakoç  gibi kalemiyle, mürekkebiyle direniyor batıla.

Üçüncü bölümde Akif’in sessizleştiğini hissediyoruz. Artık sesi Allah’ın kelamında buluyor Akif. Akif’in susması o döneme bir boykottur.  Akif’in susması o dönemin üzerinde dolaşan kara buluttur. Akif sessizliğe doğru evrilmiştir. Terk-i diyar etmiştir Mısır’a. 

Son bölümün adı “Gölgeler”dir. Topraklara gölge düşmüştür. Akif’in ömrüne gölge… Dünya hayatının sonuna yaklaşmıştır artık. Kitabının adını “Safahat” koymuş ya, işte orada anlatmış bize dönem dönem yaşayışı ve sonun olacağını ama bir şeyi unutmuş; davasına sıkı sıkı sarılan insanların ölümsüzlüğe adım attığı!

Akif dünya hayatına gelmiş ama geçmemiş. Arkasında nesillere yön verecek eserler bırakmış. Akif susmuş ama sesi bu topraklarda her daim yankılanmış ve yankılanmaya devam ediyor. Bu bayrak bizim oldukça, bu marş bizim oldukça daha gür sesle yankılanacak.

KORKMA! SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN AL SANCAK.

RAHMETLE ANIYORUZ.

Sümeyra KARTAL



1 yorum:

  SAMİHA AYVERDİ’DE DEĞER İNŞAASI Bir insan, bir aile, bir toplum ve bir medeniyet… Bir insan yetiştirmek aslında bir medeniyetin temell...