SEZAİ
KARAKOÇ‘TA MEHMET AKİF
Mehmet Akif doğum ve ölüm
arasına sıkıştırılamayacak bir değeridir bu toprakların. Nitekim beşerdir ve
ölüm denilen bir başka başlangıca adım atmıştır. Ölüm için başlangıç diyorum
çünkü ölülerin arkasından okuduğumuz Fatiha da başlangıç suresidir. Yeni bir
başlangıç ama eski hayatına nokta değil virgül koymuştur. Virgülden sonrasını
geride bıraktığı davası, şiirleri, fikirleri devam ettirecektir. Asıl doğumu
eserlerinin dile getirdikleridir. Çünkü onun hayatı boyunca yaşadıkları doğum
sancısıydı. İşte her dönemde, her okuyuşumuzda tekrar tekrar doğuyor
şiirlerinin her bir bölümü. Bizi tarihin derinliklerini yaşattırıyor.
İlk bölümünde günlük hayatın tablolarını
görüyoruz ancak tek bir kişinin günlük hayatı değil realist bakış açısıyla bize
o dönemin günlük hayatını yaşattırıyor. O dönemin insanıyla hemhal oluyoruz. E yabancı
değil ya bizlerinde dedeleri, nineleri... Akif sayesinde ecdadımızın
samimiyetiyle kucaklaşıyoruz.
İkinci
bölümde o canımızı kor ateşlerle yakan, şiirleri her okuyuşumuzda cephede
olmayı arzulatan savaş yıllarındaki destanlara şahit oluyoruz. Akif ‘in şiirleri
artık sadece bir şiir değil, destan haline geliveriyor. Bazen, okuduğumuzda gözyaşlarına boğulmamıza,
bazense cephanemizi kuşanıp topraklarımız için heyecanla bin bir işlere cesaret
edip atılmamıza vesile oluyor. Her dönemin bir “Asım Nesli” ortaya çıkıveriyor.
Bu bazen Çanakkale ‘de süngüsüyle
savaşan 57. Alayda gösteriyor kendisini, bazense Sezai Karakoç gibi kalemiyle, mürekkebiyle direniyor
batıla.
Üçüncü
bölümde Akif’in sessizleştiğini hissediyoruz. Artık sesi Allah’ın kelamında
buluyor Akif. Akif’in susması o döneme bir boykottur. Akif’in susması o dönemin üzerinde dolaşan
kara buluttur. Akif sessizliğe doğru evrilmiştir. Terk-i diyar etmiştir
Mısır’a.
Son
bölümün adı “Gölgeler”dir. Topraklara gölge düşmüştür. Akif’in ömrüne gölge…
Dünya hayatının sonuna yaklaşmıştır artık. Kitabının adını “Safahat” koymuş ya,
işte orada anlatmış bize dönem dönem yaşayışı ve sonun olacağını ama bir şeyi
unutmuş; davasına sıkı sıkı sarılan insanların ölümsüzlüğe adım attığı!
Akif
dünya hayatına gelmiş ama geçmemiş. Arkasında nesillere yön verecek eserler
bırakmış. Akif susmuş ama sesi bu topraklarda her daim yankılanmış ve
yankılanmaya devam ediyor. Bu bayrak bizim oldukça, bu marş bizim oldukça daha
gür sesle yankılanacak.
KORKMA!
SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN AL SANCAK.
RAHMETLE
ANIYORUZ.
Sümeyra KARTAL
👌👌👌
YanıtlaSil