20 Aralık 2021 Pazartesi

SORU SORMA SANATI

 ''Size ne soru sorulsa şuan kendinizi iyi hissedersiniz ? '' diye sormuştu yazar. İçime ne zaman bir hüzün çökse hemen bunu düşünürüm. Hatta biraz değiştirerek şöyle soralım: Şuan neyi anlatarak o şeyin yükünden kurtulmaya ihtiyacımız var ? Hadi biraz daha değiştirelim. Bize o sorulmasını istediğimiz sorunun kimin tarafından  sorulmasını arzu ederdik ? Mesele tam olarak bu soruların cevabında gizli.

Hepimiz vereceğimiz cevaplarla belki kendi derinliğimize inip içimize çöken o hüznün düğümünü keşfedeceğiz. Belki de hiç tanış olmadığımız bir başka benliğimiz ile karşılaşacağız. Soru sormak zahmetli ve cesaret gerektiren bir iş aslında. Eskilerin dediği gibi "  Dermanı olamayacağın şeyi sorma ki karşındakinin yarasına saygın olsun."Ne kadar da ince ruhlu bir tavır. Soru sormak , bu tavrı hayatına yerleştirenler için meşakkatli geliyor. Çünkü onlar , önce o soruyu sormak için zaman ve  zemin oluşturuyorlar. Ruh halini betimlemeye  çalışıyorlar sonra rıza görürse sorularını yöneltiyorlar. Oysa bizler öyle mi ? Her şeyi sorup hemen de cevap bekliyoruz. Bakmıyoruz , görmüyoruz karşımızdakinin ruh halini . Ondaki hangi düğümü gün yüzüne çıkardığımızı umursamıyoruz bile. 

İnsanlarla iletişim bir sanattır. Yavaş yavaş dokunup , ilmek ilmek işlemek gerek dokunulan kalplere . Yoksa hissedenin kalp değil, ruh olduğunun farkına varamaz insanlar. 

3 Aralık 2021 Cuma

Sessizlik

 Sessizlik...

İnsan en çok sessizken konuşur kendisiyle ya da başkalarıyla. Alıp vermediği ne varsa sessiz kaldığında haykırmaya başlar. Kelimelerin yetmediği hislerin yarım kaldığı yerleri doldurur. İnsan her şeyi anlatamaz, bazen sadece anlaşılmak ister. Anlaşılamadığı yerleri ise yine sessizliğine gömer. Çünkü orada görecektir hesabını. Bu bazen uykusuz gecelerine mâl olur bazense radikal kararlar almasına. Hâl bu ya illaki bir sonuçla kalkar o sessizlik masasından. 

 Ya kalkamazsa diyenler olacaktır mutlaka. O zaman o kişinin vaveylası devam eder. Sessizliğin içine sessizlik ekler , oraya  avazı çıktığı kadar bağırmak istediği ne varsa atar. İşte orası hesap masasından daha tehlikelidir. Artık canını yakan şeylerle başbaşadır.

  Sessizliğin içinde sessizlik...

Boğaza düğümlenen her şeyin olduğu yer. Elden gelmeyen , yarım kalmış şeylerin, hayal kırıklıklarının belki başarısızlıkların sonuç olarak dünya imtihanlarının cem ettiği yer ...

İşte bu yer insanın karakter temellerini attığı yerdir aslında. Bu sessizliğimize gömdüğümüz her şey ; karakterimiz, ahlakımız, huyumuz,  hâl ve hareketlerimiz olarak sesleniyor veya seslenecek bizlere.

Sesizliğimizin içinde sesimizi bulacağız. 

  SAMİHA AYVERDİ’DE DEĞER İNŞAASI Bir insan, bir aile, bir toplum ve bir medeniyet… Bir insan yetiştirmek aslında bir medeniyetin temell...