Uzun zamandır yazamıyorum.. Çünkü yazarken kalemim soluksuz kalıyor. Tarifi yok yaşadıklarımın. Aslında bu zaman zarfında öğrendiğim en önemli şey "Hayata fazla anlam yüklemenin anlamsız olduğu." Kısa hayat serüvenimizde zan'nın ötesine geçemiyoruz. Zannetiklerimize ya seviniyoruz yada üzülüyoruz.
Gerçekle yüzleşecek cesaretimiz yok. Gerçeklerin renklerine alışık değil gözlerimiz. Gerçeklerin sözlerine tıkalı kulaklarımız. Hayatı kalbimiz neyi nasıl yorumlamak istiyorsa öyle yorumluyoruz.(Tıpkı bu yazıyı okurken benim için oluşan bir yorumunuz gibi.)
Neyse işte bu şekilde oyalıyoruz kendimizi sanki gerçeklerle yüzleşmeyecek gibi.Muhakkak gerçeklerle bir yol ayrımında karşılaşıyor insan. İşte tam olarak orada kalakalıyor. Kelimelerin sessizliğinde boğuluyor. Kalbine anlamını bilmediği bir sıkıntı basıyor. Sanki hayat tüm hayal kırıklıklarını o yol ayrımına sermiş geçit vermiyor. İnsan, kendi çıkmaz sokağında buluyor kendini.